Mesajlar Etiketlendi ‘Kafamda Bir Tuhaflık’

kafamda_bir_tuhaflikKafamda Bir Tuhaflık / Orhan Pamuk

Tüm karakterlerin kendilerini, etkiledikleri diğer karakterleri ve içinde yaşadıkları İstanbul ile birlikte yaptıklarının ve düşündüklerinin kendilerince de haklı yönleri olduğunu anlatmaya çalıştıkları bir roman, Kafamda Bir Tuhaflık.

Tüm karakterlerin anlatıcılar olduğu bir anlatımla romanın ilk başlarında İstanbul’un bir dönemi yansıtılmaya çalışılmış. Fakat bu yansıtma gayreti yalnızca siyasi olaylar yoğunluğuyla yapılınca İstanbul eksik anlatılmış duygusu oluşmakta. Belirli bir kesimin bu olayları kendi lehlerine çeviriyor oluşlarının önüne geçilemeyişi; olması gerekenin olacağının önünde kimsenin duramayacağını anlatma gayreti gibiydi sanki.  Orhan Pamuk şu andaki siyasi egemenliğin geçmişten günümüze akışını anlatmakla karakterlerin iç dünyasını anlatmak arasında hangisine ağırlık vereceğinin kararsızlığında kalmış gibi görünmekte ve haliyle romanın ilk başlarında okuyucu, karakterlerle sağlıklı bir iletişim kuramayabilir diye düşünüyorum.

Çevresindeki tüm değişmelere rağmen değişmeyen, değişemeyen , belki de değişmeyi bilemeyen Mevlut’un küçük olan hayallerini gerçekleştirdikçe; değişen yenilenen büyüyen çevresinde,  gerçekleşen bu hayallerin, hayatın akışında daha da küçülmesi neticesinde Mevlut’un neredeyse kendi de dahil artık kimsenin kendisini fark etmemesine tanıklık ediyoruz. Mevlutun istediklerinin gerçekleşmesinin gerçeğe dönüşmesini; her ne kadar istediği gibi beklediği gibi olmasa da olduğu gibi kabullenişi gerçekten kafasında bir tuhaflık olduğu hissini uyandırırken, Mevlut yaşadıklarıyla beklenenin beklendiği gibi gelmeyeceğini ama gelenin; gelmesini beklediğinden  çok daha fazla mutluluk kaynağı olacağını yaşayarak aktarıyor bize. Böylelikle kabullenişlerinin kabul edilemeyecek yanları olmadığını göstermeye çalışıyor bize

Her şey bir tarafa Mevlut için kendisini en bağımsız hissedebildiği ve her şeyi bir süreliğini de olsa unutabildiği yer boza satarken dolaştığı sokaklar. Sokaklar değişse de müşterileri eksilse de Mevlut BOOOO—ZAAA diye bağırdıkça her şeyi arkasında bırakabiliyor.

Romandaki diğer karakterler Mevlut ün çevresinde olup onunla hiçbir ilişkileri olmamasını tercih eden akrabalarından oluşmakta. Bu karakterlerin ortak özelliği ise Mevlut’un aksine büyük hayalleri olan ve aynı değişen büyüyen çevrede bu hayalleri  gerçekleştiklerinde hayal edildiği zaman ki büyüklüklerini yitirmiş oldukları için sürekli mutsuz ve sinirli olmaları. Düşük gelir seviyesindeki insanların yaşantısı anlatılırken sanki biraz yukardan bakan ve bu yaşantıyı gözlemleyen birinin anlatımı söz konusuydu. Bana göre okuyucuyu kuşatıp kendisini de o yaşantıda hissettirecek bir anlatım daha etkileyici olabilirdi.

Orhan Pamuk’un Kafamda Bir Tuhaflık  kitabının ilk bölümlerinde Türkiye’nin bundan kırk yıl öncesinden başlayıp bir müddet devam eden siyasi çalkantıları anlatırken günümüze yaklaştıkça bu anlatımın yerini yeni öğrenilmeye ve kabullenilmeye başlanılan rantları anlatmaya başlaması; siyasi çalkantıların olduğu dönemlerde farklı gruplarda olsa insanların ideallerinin, amaçlarının ,gelecek nesillere  yaşanılabilir ve eşitliklerle dolu bir vatan bırakabilme arzuları varken günümüze yaklaştıkça ve günümüzde, mevcut yönetimlerin insanların hassas duygularını ön planda tutarak ve yönetimlerin bu  duyguları vitrinlerinde daha da pekiştirerek aklımızın önüne duygularımızı koymamıza doğru yönlendirmelerinin bizleri nasıl duyarsızlaştırdığını gösteriyor. Belki de Mevlut karakteri gerektiğinden fazla saf ve kendi halinde oluşuyla daha da kötüye gidişimizin bir sebebi olarak anlatılmaktadır.

Orhan Pamuk’un tüm kitaplarını okuyup ve en çok Beyaz Kale kitabını beğenen benim için siyasi göndermelerin, yaşanılan ve yaşatılmaya çalışılan hayatların olayların önüne geçtiği bir romandı Kafamda Bir Tuhaflık .

İyi Okumalar.

Reklamlar