Mesajlar Etiketlendi ‘Agatha Christie’

Doğu Ekspresinde Cinayet / Agatha Christie

Özel bir vagon dolusu özel insanın ve hepsinden özel baş karakterimiz, dedektifimiz Hercule Poirot’un yolculuk ettikleri doğu ekspresinin İstanbul-Calais vagonunun olay yeri olarak tercih edildiği ve bu mekanda işlenmiş bir cinayetin anlatıldığı bir roman Doğu Ekspresinde Cinayet. İstanbul-Calais vagonundaki bir yolcunun, kompartımanında öldürülmesi neticesinde baş karakterimiz dedektifimiz Hercule Poirot’un akılcı çözümlemeleriyle diğer vagonlar hariç tutularak, zanlının yalnızca cinayetin işlendiği vagonda olabileceğinden yola çıkılarak bu vagonda soruşturma yürütülüyor. Kitabın sayfalarında ilerledikçe ve zanlılar ile birer birer görüşüldükçe bu özel vagonun özel olmasını sağlayan bambaşka hikayelerle karşılaşmaya hazır olun.

Zanlıların ilk sorgulamalarında anlatmaktan bir şekilde kaçındıkları fakat Hercule Poirot’un olayı çözümlemesinin ardından ikinci sorgulamalarında yine tam değilse bile bir bölümünü anlattıkları olay, tüm kitabı öyle bir etki altına almış ki; kitap zanlıyı ortaya çıkarma hevesini sizden alacak bir hale bürünmüş. Bu haliyle, bana göre duygusal tarafta kalmış bir kitap oldu. Yazar sanki zorla geçmişiniz sizle aynı anda devam ederi anlatma gayretindeydi ve bu gayret için tren bir aforizma olarak kullanılmıştı. İçinde olduğunuz vagon hayatınızdır, yaşarsınız ama lokomotif siz değilsiniz ve olamazsınız. Hayat kontrolünüzde olmayan bir çekimle devam ederken içinde bulunduğunuz vagona yani yaşadığınız hayatta geçmişinizle birlikte varsınızdır.Geçmişiniz sizinle birlikte yaşayan ve yolculuk eden içinde bulunduğunuz vagondadır. Kitabı okurken ilk sorgulamanın trenin hangi kısımlarını kapsaması gerektiği planlanırken, gerideki vagonların saf dışı bırakılması; geçmişi arakada bırakmak,dikkate almamak değildir. Geçmiş; gerideki vagonlarda değil, geçmiş bizle yolculuk eden vagondadır denmektedir.

Doğu Ekspresinde Cinayet;sürükleyiciliği, kolayca okunuşuna göre daha az olan, polisiyesi, duygusallığına göre biraz daha fazla olan anlatımı ve konusu ile bendeki yerini aldı. Bu kadar tercihler içeren bir kitap muhakkak birçok kişiye hitap edecektir.

Son olarak Hercule Poirot’an hoşuma giden bir alıntı ile yorumumu bitiriyorum. “Sonucu size böylece açıklamış oluyorum. Artık bu olayın incelemesiyle bütün ilişkimi kesiyorum”

Nice yeni iyi okumalar.

Reklamlar

10_little_On Küçük Zenci / Agatha Christie

Birbirleriyle ortak noktaları yokmuş gibi görünen on farklı kişinin, tek bir kişi tarafından bilinen ve birbirinden farklı gibi gözükse de aslında aynı ortak noktaları üzerine kurgulanmış bir roman On Küçük Zenci.

Kitabı okurken;farklı statülerdeki on kişinin yalnızca denizden ve uygun ulaşım koşullarında ulaşımın mümkün olduğu bir adada birer birer sistemli bir şekilde ölmesi ve geriye kalanların kendilerince tahlilleriyle katille birlikte ölümleri ortaya çıkarma gayretlerine tanıklık ediyoruz.

Kitabın sayfalarında ilerledikçe Agatha Christie’ nin düşündüren ama yalın olan anlatımı sayesinde, hem dışarıdan onbirinci kişi olarak olaylara tanıklık edebiliyor, katili bulmaya ve olayları çözüme kavuşturmaya çalışıyorsunuz hem de adadaki on kişiden biri olarak ölüm sırası bana ne zaman gelecek diye endişeye kapılıyorsunuz.

Kitap o kadar şaşırtıcı bir anlatıma sahip ki; katili tam buldum dediğiniz anda, katilin cinayeti işleme sebebini düşünürken bulduğunuzu zannettiğniz katilinizin bir anda ölüşüyle kendinizi boşluğa düşmüş gibi hissettmenize  sebep oluyor.

Kitabın isminin On Küçük Zenci olmasının sebebinin; benzerlikler ne kadar büyük olursa aynı benzerliklerde bile benzemeyen, görülemeyen, gizli kalmış olanların o derece büyük olabilirliğiyle bu gizli kalmış oluşların, farklı, yeni ve korkutucu bir benzerlik oluşturmasına işaret ettiğini düşünmekteyim.

And Then There Were None (1945) – imdb.com/title/tt0037515/?ref_=ext_shr_tw_tt film uyarlamasının kitap ile neredeyse hiç örtüşmeyen ve eksik bir yapıda kalışı; kitaba saygısızlık ettiğinizi düşündürerek filmi ilk yarım saatte bırakmanıza sebep olmakta.

Nice yeni iyi okumalar.