İşte benim duvarım, peki ya sizin duvarınız?

Yayınlandı: 1 Mayıs 2018 / Genel
DUVAR / Tayfun Sürücü

Ben bir duvarım. En çok çocukları seven bir duvar. Bulunduğum mahallenin şimdiki büyükleri de çocuktu ben hep buradayken ve şimdi yine yeni çocuklar var mahallede . Mahallede ki duvarlar ayrılmıştır kullananlara göre . Ben çocukların, oyunlarına kattığı bir duvarım. Çocuklar büyüdükçe benden ayrılsa da yine yeni çocuklar gelip beni oyunlarına katar.

Örüldüğüm günden itibaren hep aynı yükseklikte kaldım ben. Ne uzadım ne kısaldım. Anneler için çocukları hiç büyümezler ya iş te ben de o çocuklar gibiydim. Hep çocuklarla oldum. Çocuklar üzerime çıkıp oturarak hayallerini anlatırlar birbirlerine, yalnız çocukların oturdukları duvar değil aynı zamanda hayallerinin beşiğiyim. Daha küçük çocuklar için zirveyim ben; abileri abları gibi üzerime oturmaya gayret eden küçükler için aşılması gereken en zevkli engelim ben.

Çocuklar karşımda dizildiğine en sevdiğim oyun koşarak kimin gelip bana ilk dokunacağı üzerine oynadıkları oyundur. Karşıdan bana doğru koşarken yalnız ilk ulaşan çocuğun değil tüm çocukların hızlarını alamayarak ellerini, durmak için bana dokundurmaları benim onlarla kucaklaşmamdır. Eğer bir de çok yorulup dinlenmek için yere oturup sırtlarını da bana dayarlarsa içimde onlara, büyüklere özgü birkaç kelam etme isteği uyanır. Sırtınızı dayayacağınız, sırtınızı yere getirmeyecek dostlarınız olsun demek isterim. Kimi zaman, saklambaç oyunlarında yüzleri kollarının arasında bana dönük gözlerini yumup bana yaslanarak saymaya başladıklarında gururlanırım. Saklambaç oyunun başlangıç aracı olarak bir ağacı,bir direği seçmeyip beni seçtikleri için. Ama saklambaç oyununda ebe sürekli değişsin isterim ki tüm çocuklar ile daha yakın olabileyim diye. Kimi zaman okullarındaki tahtaları olurum çocukların, üzerime kendilerince yazılar yazarlar,şekiller çizerler bunlarla ders anlatırlar karşıma dizdikleri akranlarına. Üzerime yazmak için çocukların buldukları tuğla parçası yeterlidir.

Mahallede bir tek ben yokum başka duvarlar da var. Duvarlarda da bir ayrışma var sanki. Misal; ben çocukların duvarıyım. Büyüklerin duvarları ve kullanım amaçları farklı farklı, oysaki ben hep aynı kullanım amacı olan oyun duvarıyım ne kadar yeni çocuk olursa olsun. Kimi duvarlar da sevdiğinden af dileyen sevenin yazılarının olduğu sevgililerin duvarıdır. Bu duvarlar genelde af dilenen sevilenin evinin tam karşısında olur ki; bu duvarlar tesadüfen mi af dilenenin evinin karşısındadır yoksa af dileyebilmek için seven mi evleri bu duvarlara bakan sevdiklerini seçerler işte bu benim için hep müphem olarak kalacak. Kimi duvarlarda kimi zaman bir grubu bir düşünceyi temsil eden yazılar olurken aynı duvarda kimi zaman bir öncekinden farklı bir gruba ait farklı bir düşünceyi temsil eden yazılar olurdu.  Bu duvarlar, çevresindeki insanlarla direkt iletişim içinde olarak düşüncelerini aktarmaya çalışan düşünce duvarlarıdır. Hatırladıkça acı veren zamanlarda bu duvarlardaki yazıların temsil ettiği düşünceler sebebi ile bir çok insan yine insanlarca ruhsuzlaştırılmış, karartılmış duvarlar içerisine hapsedilmiştir ki bu duvarların hiç suçu yoktur. Çocuklar gibiyim ben her şeyi seviyorum ama çocukları sevdiğim için çocuk duvarlarını daha çok seviyorum tabi ki. En zararsız duvar çocuk duvarlarıdır. Olmasını hiç istemesem de bazen kimi çocuklar üzerimden düşebiliyor ve canları çok yanabiliyor sorumlusu her ne kadar ben olsam da üzerimden düşen çocuk dışında suçlanan pek olmuyor. Bazı zamanlarda üzerimden düşen çocuklarının acıları karşısında itidallerini yitirip beni sorumlu tutup beni yıkmak isteyenler de olmuyor değil. Ya diğer duvarlar öyle mi? Sevgi duvarları üzerindeki yazı sebebiyle eğer yazan ve yazılan açığa çıktıysa ki bu duvarlar sevilenin evini karşında olduğu için açığa çıkması hiç de zor olmuyor, hem o yazıyı yazan için hem de o yazının yazıldığı kişi için aile içi tartışmalara yol açarak küçük çaplı bir çevreye zarar veriyor. Düşünce duvarlarındaki düşünceleri sebebiyle yakalananlar ise gençliklerini kaybetmek bir yana kendilerinin bile kaybolabileceği zararlara yol açabiliyor düşünce duvarları aracılığıyla.

Keşke hep çocuk kalabilsek ben gibi hiç büyümesek.

Tayfun Sürücü

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s